YUKARIDA SES YOK


Rutinleşmiş Cumartesi günü Alkım kitabevi gezilerimizden birinde gözüm ilişti “Yukarıda Ses Yok”a. Daha önce de belirttiğim gibi beni bir kitapta ilk etkileyen şey kapak tasarımı. Kapağındaki yaşlı, yalnız ve yatağında iki büklüm oturan karakteri görünce arka kapağını inceledim hemen. Hollandalı yazar Gerbrand Bakker’ın ilk kitabıymış bu. 2010 yılında yayınladığı bu kitabıyla IMPAC Dublin Edebiyat ödülünü kazanmış ve ödül töreninde teşekkür konuşması yapmak yerine Hollandanın 1994 yılı Eurovision şarkı yarışmasına katıldığı “Güneş Nerede? (Waar is de zon)” şarkısını seslendirmiş. Şarkyıı merak edenleriniz varsa aşağıdaki videoya göz atabilirler.

Yazarın ilk kitabı olan “Yukarıda Ses Yok” Almanca, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Yunanca, Fince ve hatta Çinceye bile çevrilmiş. Kitabı okumaya başlayınca bir yazarın ilk kitabı nasıl bu kadar çok dile çevrilmiş olduğunu anlıyorsunuz ve bu kitap yazarın nasıl usta bir yazar olduğunu da ispatlıyor.

11148758_10153384113938485_444497838359614988_n

Kitabın konusu şöyle: Kahramanımız Helmer’in ikiz kardeşi Henk 19 yaşındayken geçirdiği bir trafik kazasında ölmüştür. Helmer’in babası gözde oğlu olan Henk’i kaybedince çiftlik işlerinde yardımcı olma görevi Helmer’e düşer. Oysa Helmer o dönem, Flemenk edebiyatı eğitimi almaktadır. Babasına çiftlik işlerinde yardım etmek için Helmer, sadece okulunu değil, hayallerini de yarım bırakmıştır…

11695708_10153434428193485_1224392634696725797_n

Kitabın ilerleyişi ve kurgusu ne kadar yavaş olsa da tasvirler o kadar canlı ki, kitabı okurken kendinizi Hollanda’nın kuzeyinde insandan ve teknolojiden uzak bir çiftlikte gibi hissediyorsunuz. Kitapta kuşlar ve ağaçlar üzerinden yaşadığı hayat ve baş karakterin hisleriyle ilgili bağlantılar kuran yazar, sizin de aynı şeyleri hissetmenize olanak sağlıyor. Kitabın psikolojik derinliği, Helmer’in babasına karşı hissettiği çift yönlü duygular acımasızlığı ve vicdanı aynı anda hissettiriyor. Kitabında son derece renksiz görünen bir dünya yaratan yazar, diyalogları o kadar sıradan ve doğal seçmiş ki minimalliği ve hayatın sıradanlığını okuyucuya aktarmayı başarıyor. Eğer aksiyon kitaplarına düşkünseniz ilerleyişi sizi sıkabilir fakat okursanız size hissettirdiklerini unutmak zor olacaktır. Hepinize mutlu haftasonları…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir