TAVAN ARASINDAKİ BUDA – KİTAP DEĞERLENDİRMESİ


İki gün önce kırtasiye malzemesi almak için girdiğim bir kitabevinde dev raflar arasında farkettim bu kitabı. O kadar kitabın arasında farketmemi sağlayan şey tabiki de kitabın etkileyici kapağıydı. Valizin üstünde duran kırmızı şemsiye dikkatimi çekti ilk olarak, henüz kitabın kapağını açmadan bile kitabın içinde acı ve üzüntülerin varolduğunu hissettim. Uzun zamandır ilk defa bir kitapla içeriğini bile bilmeden böyle bir bağ yakaladım açıkçası. Kitabın arkasındaki açıklama şöyle diyor:
“Kocalarımızı ilk gördüğümüzde onları kesinlikle tanıyamayacağımızı bilmiyorduk. Bize gönderilen fotoğrafların yirmi yıl önce çekildiğini bilmiyorduk. Bize yazılan mektupların kocalarımız değil, mesleği yalan söyleyip gönülleri fethetmek olan, güzel el yazılı kişiler tarafından yazıldığını bilmiyorduk. Suyun ötesinden isimlerimizle bize seslenildiğini ilk duyduğumuzda birimizin eliyle gözlerini kapatıp arkasını döneceğini ama diğerlerimizin başlarımızı öne eğip kimonolarımızın eteğini düzelterek sakin ve ılık güne adım atacağını bilmiyorduk. Burası Amerika, diyecektik kendimize, endişelenmeye gerek yok. Ve yanılmış olacaktık.”

Açıklamayı okuduğumda kitabı satın almak için daha da isteklendim ve aldım tabiki. Eve geldiğimde ilk boş vaktimde kitabı okumaya başladım ve bir günde de bitirdim zaten. Kitap Japonya’dan San Francisco’ya yanlış bilgiler verilerek gönüllü olarak getirilen gelinleri ve gerçek Amerikan rüyasını anlatıyor. Kitabın yazarı Julie Otsuka, New York’ya yaşıyor ve bu kitabıyla 2011 yılında National Book Award’da finale kalmış. Kitap öyküsel anlatımının yanı sıra belgesel niteliği de taşıyor. Gerçekten yürek burkan, etkileyici bir hikaye.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir